Okula Başlama Yaşı

yazan ESDD

Erken okullaşmaya karşı söylenecek çok şey var, ancak somut bilgilere dayanmak istiyorsak, aslında Waldorf Pedagojisinde her şeyden önce çocuğun sakin sakin gözlemlenmesi çok önemli. Ama bir sınav ortamı veya havasında teste tabi tutmak asla önerilmiyor.

Öncelikle çocuğun bedensel yapısının okula gitme olgunluğuna eriştiğine dair belirtiler gösterdiği düşünülüyor:
– Çocuğun en azından sallanan ya da eksik bir süt dişi var mı, yerine kalıcı dişler göründü mü, buna bakılıyor. Zira ancak o zaman çocuk öğrenmeye ve ezberlemeye bedensel olarak hazır oluyor.
– Bilek, dirsek ve dizde çukurluklar yerine, dirsek, diz ve bilek eklemlerinin görünür hale gelmiş olması
– Omurgada belirgin bir S – kıvrımının şekillenmiş olması
– Tipik küçük çocuk yüzü yerine, bireysel bir yüz ifadesinin görünmeye başlaması
– Bel ve boyun girintilerinin belirginleşmesi

Ayrıca okul çağına gelmiş bir çocuk, kendiliğinden oyun oynama konusunda aşağıdakilerden çoğunu yapabilmelidir:
– Bir kalas üzerinde tutunmadan ileriye doğru düz yürüyebilmek
– Bir topu bir ölçüde isabetli şekilde atabilmek ve tutabilmek
– Sağ ya da sol ayağı üzerinde zıplayabilmek
– Her basamakta ayak değiştirerek merdiven çıkıp inebilmek
– Parmakları beceriyle kullanabilmek (dikiş, makas, parmak oyunları vs)
– Kapalı eli uzatmak yerine tokalaşmak için baş parmağını yana açarak elini uzatabilmek
– Düğüm yapabilmek, bazen kurdele fiyongu yapabilmek
– Giysilerin düğmelerini ilikleyebilmek, fermuarı kapayıp açabilmek
– Ön-arka, sağ-sol ve aşağı-yukarı gibi yön algılamasının gelişmiş olması.

Okul çağına gelmenin toplumsal ve duygusal gelişim işaretleri de vardır:
– Beş yaşlarından sonra zaten toplumsal tecrübe edinme ihtiyacı hissetmeye başlayan çocukta vermek, almak, paylaşmak gibi yetenekler gelişir. Oyunlarda diğer çocuklarla birlikte planlama yapmaya başlar.
– Altı yaş civarında başkalarının ihtiyaçları için sezgi kazanır
– Aile ilişkileri hakkında, yaşam ve ölüm hakkında sorular sorar, sorgular
– Uzun süreli arkadaşlıklar kurmaya başlar,
– Önerilen faaliyetlere katılma yönünde olumlu davranışla cevap verme yeteneği kazanır
– Ödevlere ve talimatlara uyma ve dayanma yeteneği kazanır
– Başparmağını veya yanında taşıdığı bir şeyin ucunu emme ya da onunla oynama gibi “destek nesnelerinden” bağımsızlık kazanmıştır
– Anne-babanın veya öğretmenin ilgisini başkalarıyla paylaşabilme yeteneği kazanmıştır
– Kendi sırası gelinceye kadar bekleyebilmeyi becerir
– Anlatılan veya tarif edilen şeylerin veya durumların resimsel olarak imgelenebilmesi becerilir.

Çizim ve boyama da önemli göstergelerdir:
– İnsanları, ağaçları ev evleri artık resmin alt kenarındaki zemine ya da çimenlerin üstüne yerleştirir.
– Diş sıralarını anımsatan uçan kuşlar, sıra dağlar gibi yatay tekrarlarla “diş değişimi resimleri” çizer
– Çizimlerde iki taraflı simetriler ortaya çıkmaya başlar
– Gökyüzü ve yeryüzü artık belirgin olarak ayrılmaya başlar
– Evlerde damlar üçgen biçimindedir, köşegen şekiller artar

İrade gelişiminde yol alır:
– Dikkatini bir önceki yıla göre daha uzun süre bir şeye veya konuya odaklayabilir
– Kendisine verilen ödevleri sonuna kadar götürür, dayanır ve tekrar tekrar alıştırma yapar
– Daha planlı, daha amaca yönelik ve daha uzun süre oynayabilir; oyunu bırakması gerektiğinde “yarın bu oyuna devam edeceğim” der
– Artık sadece öylesine birlikte bir şey yapmaz, tersine çaba göstermeye, model olan örnek aldığı kişilere benzemeye çalışır, dikkatle izleyerek onlardan öğrenmeye çabalar
– Bakkala ya da bir şey almaya artık seve seve gidip alışveriş yapar.

İçsel duyumsamada ilerleme olur:
– Kendi duygularına egemen olmaya başladığının işaretlerini verir
– Başkalarına hediye verme, örneğin hediyeleri seve seve paketleme
– Espriler, sözcük oyunlarını, eğlenceli tekerlemeleri sever, saçma sapan sözcükleri, argo sözcükleri kullanmaya başlar, zira dilin olanaklarını ve gücünü gittikçe daha çok fark eder
– Dilin ritmini, gündelik ritimleri, müziğin ritmini bilinçli olarak algılar
– Rüyalarını seve seve anlatabilir
– Fısıldamaktan hoşlanır, sırları olmaya başlar

Düşünmenin gelişimi:
– Somut durumlarla bağlantı içinde basit, nedensel bir düşünme biçimi geliştirmeye başlar. Eğer, çünkü, bu yüzden gibi sözcükleri kavrayarak kullanır
– Rahat olduğu zaman açık seçik ve akıcı konuşur, düşüncelerini kolaylıkla ve tam olarak ifade edebilir. Cümlelerin sonunu getirir.
– İleriye yönelik planlar yapmaktan, başkalarına oyun oynamaktan ve şaka yapmaktan hoşlanır
– Belleğinin farkına varır, isterse veya rica edildiğinde şarkıları veya öyküleri tekrar edebilir
– On, onbeş dakika kendi seçtiği bir ödeve kesintisiz odaklanarak yoğunlaşır, nesneleri içsel olarak zihninde canlandırabilir ve sonra anlatabilir.
– Artık “neden” sorularını değil, gerçek merak sorularını sormaya başlamıştır.

Ancak şuna da işaret etmeli; Çocukların pek azı bu işaretlerin hepsini tam olarak ve aynı anda eşit biçimde geliştirebilirler. Bu ölçütler anne-babaların, eğitmenlerin, öğretmenlerin ve doktorların değerlendirmesi bakımından örnek alınacak hususlardır. Belli bir süre yukarıdaki hususların çocuğunuzda ne durumda olduğunu sakin bir şekilde gözlemleyin lütfen. Her zaman için önemli olan çocuğun duyusal ve devinimsel yeteneklerinin (sensomotorik) okulda 40 dakika oturup anlatılanları dinleme ve gösterilenleri anlamaya yeterli olabilmesi ve ona bu yönde yardımcı olmaktır. Şimdi hareket etmenin öğrenmeye çok yardımcı olduğu kanıtlanmış durumda. Asla böyle, şöyle diye tespit yaparak damgalamamak gerekir. Her birey farklı olacaktır ve bu iyidir, her çocuk biricik ve kendi içinde bir bütündür. Çocuğa gelişimini tamamlama zamanı ve fırsatı verilmelidir. Kaygılanmadan destek olmalı ve fazla şey istememelidir. Sevildiğini ve kendisine güven duyulduğunu bildiği sürece, çocuk yolunu bulacaktır.

5,5 – 6,5 yaşa ‘küçük ergenlik’ adı verilir. Bir değişim/dönüşüm yaşıdır, zira bedensel değişikliklerin daima ruhta da değişikliklere yol açacağı kesindir!

Bunlara da göz atın