Waldorf Okullarının Nitelikleri

yazan ESDD

Haag Çevresi

Waldorf/Steiner Eğitimi’nin Temel Ayırıcı Nitelikleri

Waldorf Pedagoji Hareketinin Uluslararası Konferansı, 17 Mayıs 2015 tarihinde Viyana/Avusturya’daki oturumunda, 14 Kasım 2014 Harduf, İsrail’de kararlaştırılan “Waldorf Pedagojisi’nin Temel Ayırıcı Nitelikleri” belgesini gözden geçirerek, dünya çapındaki Waldorf Okulları Hareketi için bağlayıcı bir yön gösterici olarak yeniden karara bağlamıştır. Bu ayırıcı nitelikler genel açıdan ifade edilmiş ve çeşitli kültürlerin kendilerine özgü niteliklerine göre tamamlanabilirler. Forumun niyeti çeşitliliği ve her okulun bağımsızlığını, bireyselliğini ve gelişmeye açıklığını güçlendirmeyi ön planda tutmaktır. Bunlar 2009 yılında yine Waldorf Pedagoji Hareketi Uluslararası Konferansı (Haag Çevresi) tarafından kararlaştırılan ayırıcı nitelikleri tamamlamaktadırlar.

Önsöz

Okulların, Waldorf ya da Rudolf Steiner Okulları olarak tanınması için, Waldorf Eğitiminin temel öğelerinin tanımlanması gereklidir. Eğer bu tanınma gerçekleşirse, bu Uluslararası Waldorf/Steiner Okulları Forumu’nun (Haag Çevresi) sorumluluğunda olan Dünya Waldorf Okulları listesinde belgelenir.
Burada tanımlanan özellikler açıkça belirlenmiştir ve uluslararası forumun tanımladığı Waldorf/Steiner okulları niteliklerini içerir. Bu anlayış gelişme sürecinde olduğu için, zaman içinde bu özelliklere eklemeler ya da değişiklikler olacaktır. Yine de eğitim felsefesinin temelleri aynı kalır.
Bu belge kişilerin ya da kurumların öz değerlendirme süreçlerinde yön bulmalarına yaradığı gibi, Waldorf/Steiner okulu olarak tanınma belgesi edinme süreçlerinde de hizmet edebilir.

Waldorf/Steiner Okulu Niteliklerinin İçerikleri:

Karşılıklı Bağlılık:
Waldorf Pedagoji Hareketi, bağımsız ve özerk Waldorf/Steiner okulları arasında yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası bir iletişim ağı oluşturur. Bu, dostluk ve meslektaşlarla işbirliğini gösteren yollarla oluşur ve aynı zamanda da makul ve adildir. Birbirinin farkında olmak ve bölgesel, ulusal ya da uluslararası boyutta ortak alışverişler, bir okulun kendi çalışmasını da güçlendirir. Bu karşılıklı bağlılığın farkında olmak, diğer ülkelerdeki okullarla işbirliği yapmakla ve ihtiyacı olan Waldorf girişimlerini ya da okullarını desteklemekle ifade edilir. Meslektaşların, anne-babaların veya öğrenci temsilcilerinin daha ileri eğitim kurslarına, düzenlenen bölgesel, ulusal ve uluslararası konferanslara katılımı da buna dâhildir.
Birbirinin farkında olmak ve temel niteliklerle uyum içinde olmak, içsel bir karşılıklı bağlılık bilinci yaratır. İzole olmak, kıyıda köşede kalmış bir varoluşa sahip olmak veya birlikte çalışmaya hazır olmamak, bu içsel karşılıklı bağlılık duygusunu engeller. Ayrıca Waldorf/Steiner okullarının, kendi çevrelerinin toplumsal koşullarına ve kamusal yaşama dahil olarak nüfuz etmeye çabalaması da önemlidir.

Okulun Kimliği
Her okulun belli bir kimliği vardır. Bu kimlik, varoluşunun yalın olgusu üzerinden, tüm nitelikleriyle, avantajlarıyla ve gelişme potansiyelleriyle birlikte ortaya konulur. Bunlar da okulun tarihsel gelişiminden, okul mekânından ve çevresinden olduğu kadar, okul organizmasını oluşturan kurucu aileler ve öğretmenlerden de oluşur. Ayrıca bu kimlik, Rudolf Steiner tarafından oluşturulan eğitim sanatının; Waldorf Pedagojisi’nin, gerçekleştirilmesiyle ortaya konulur. Bu her okulun, ana hatları Steiner tarafından oluşturulan ve tanımlanan eğitim sanatını uygulamadaki başarısına bağlıdır ve bu sınıflarda ve meslektaşların çalışmalarında algılanabilir ve fark edilebilir. Daha da öze inecek olursak, bu pedagojiyle (meslektaşların insanlarla nasıl ilişki kurduğuyla), öğretmeyle, meslektaşların içerikleri nasıl ele aldıklarıyla ve ana fikri nasıl aktarıp dönüştürdükleriyle ifade edilir. Aynı şekilde, bu eğitim sanatının temellerinin nasıl uygulandığıyla da ifade edilir ve son olarak metodolojinin, insan gelişiminin antroposofik anlayış açısından, çocuğun gelişim aşamaları için uygun olup olmamasıyla ifadesini bulur. Kısacası, yaratıcılık ve sorumluluk bilinciyle her okul yukarıdaki alanlarda kendi çalışma yolunu belirler.
Bunlar okulun kimliğinin büyük bir kısmını oluşturacaktır ve her öğretmenin ve öğretim kadrosunun bireysel olarak içsel anlamı nasıl algıladığıyla tamamlanacaktır. Öğretmenlerin, açıklığı bir içsel tutum olarak edinmeye ve antroposofinin yardımıyla bilgi, kavrayış ve kişisel eğitimlerini geliştirmeye çabalamaları okulun kimliğine damgasını vuracaktır. Mesleklerinden zevk almaları ve aynı zamanda insan biliminin pedagojinin temeli olduğunu bilerek çabalamaları, her bağımsız okulun ruhunu oluşturacak ve okulun genel ruhsal dışa vurumu, okulun tini olarak algılanacaktır.

Öğretim Planı
Öğretim planı Waldorf Pedagojisi’nin mutlak bir kısmı değildir, daha ziyade bileşenlerinden biridir. Waldorf Pedagojisi’nin yaşa uygun uygulamaları, çocuğun ve gençlerin gelişimini, doğasına ayna tutarak güçlendirir. Öğretim planı, coğrafi ve kültürel konumlanmalara göre, zamansal ve politik gelişimlere ve aynı zamanda genel ve küresel gelişimlere göre ileriye yönelik değişimlere maruz kalabilir. Her okul kendi kültürel, coğrafi ve politik alanında konumlanır. Tüm bunlar Rudolf Steiner’in sınıf ve okul mimarisi için verdiği biçimlendirici göstergelerle benzer bir yol izleyerek, her sınıfın kendine özgü ruhuna uymasını amaçlayarak öğretim planını etkileyebilir. Her bölgenin ve ülkenin, onun dünya tarihine bakış açısını belirleyen kendi tarihi vardır ve bunun da öğretim planı üzerinde etkisi olacaktır. Her okul bir şekilde eğitimle ilgili hükümet birimleriyle ve onların gereklilikleriyle de ilişkide olacaktır. Öğretim planının ilkeleri, Waldorf/Steiner okullarında her ülkenin politik koşullarına göre hayata geçirilecektir. Rudolf Steiner’in öğretmek için verdiği, daha çok batılı kültürel değerlerden yararlanan göstergeleri ele alırsak, bunlar da pedagojik etkiyi korumak kaydıyla uygun değerli içerik ile desteklenmelidir. Çok uluslu, etnik gruplu ülkelerde yabancı dil eğitimi uygun bir şekilde düzenlenmelidir. Rudolf Steiner’in verdiği öğretme metotlarının göstergeleri, yabancı dil eğitiminin standartlarını belirlediği gibi, çeşitli dillerin ayırıcı niteliklerini de belirler. Birçok dinin bir arada yaşandığı ülkelerde, okullar bunu hem din derslerine hem de okulun festival kutlamalarına ve geleneklerine de yansıtacaktır. Diğer dinlerin dersleri anne-babalarla istişare edilerek organize edilebilir.
Birçok ülkede hükümetler öğretim planı üzerine etki eden, Waldorf‘un çocuk gelişimi anlayışına ters düşen gereklilikler talep ederler. Bu, okula erken kayıttan, ilk akademik öğrenmeye geçişin çeşitli biçimlerine kadar değişiklik gösterir. Her okul Waldorf/Steiner eğitiminin ruhunu koruyan çözümler, yollar ve uzlaşılar bulur ve aynı zamanda da yasal koşullarla da uyum içinde olur. Bu gerilim alanı içinde istenilen, olanaklar ve ideal arasında verimli bir fikir birliği bularak, öğretim planı aracılığıyla yaratıcı bir yol ile çocuğun gelişimini desteklemektir.

Öğretmen ve öğrenci arasındaki ilişki ve onların dünyayla ilişkisi
Çocuk gelişimi ve okulda öğrenilen her şey, çocukta öğretmene ve genel çevreye karşı doğan güvenli ilişkide ve dünya farkındalığında gerçekleşir. Waldorf öğretmenleri bu ilişkinin formlarını canlı tutabilmek için, özel bir sorumluluk duyarlar. Ergenlikte bu ilişki değişir, artık öğrenciler öğrendikleri konuların bakış açılarına göre de kendi fikirlerini şekillendirmeye başlarlar, karşılaşmalarında empati ve bağımsız eylemler teşvik eden girişimler ön plandadır ve özne bilinciyle dünyayla uzlaşırlar. Burada belirleyici olan, üst sınıf öğretmenlerinin profesyonel vasıfları dışında, genç insanların kendini ifade etme becerisiyle tanıştırabiliyor olup olmamaları ve genç insanlarda kendi biyografilerine göre yönelmelerini sağlayacak cesareti geliştirip geliştirememeleridir.
Bir ders, genç insanda sorular uyandırıyorsa ve sıkıcı değilse başarılıdır; bundan da ziyade başarılı ders, hem insanlara hem de dünyaya ilgi uyandırır ve geliştirir. Okul, sınavlara, incelemelere hazırlık baskısı ile ruhun, bedenin sağlıklı gelişimi arasında iyi dengeli bir ilişki oluşturmanın çözümlerini ve yollarını bulacaktır.

Sanatsal Yaklaşım
Waldorf/Steiner pedagojisinin hedeflerinden biri, eğitim ile hayat arasında bir bağlantı oluşturmaktır, soyut bilgi birikimiyle değil. Bir okul ancak, mezun olan öğrenci ilerideki yaşamında, insancıl yaklaşımını güçlü düşünme, hissetme ve isteme, irade üzerinden doğrulayabiliyorsa, eğitme görevini hakkıyla yapmış demektir. Bu becerilerin bir diğeriyle ilişkilenerek nasıl bağlanacağı, bireyin kendi yolunda yürüyüp yürüyemeyeceği arasındaki farkı belirler. Bu becerilerin bir bireyin beniyle bileşke oluşturup oluşturamadığı ve nasıl oluşturduğu, o bireyin bağımsızlığına etki eder.
Bunun için en önemli araçlardan biri sanatsal derslerdir. Anlaşılması gereken dört yön ya da yaklaşım vardır:
1) Öğretmenler kendilerinin sanat ile olan ilişkilerini beslerler, kendileri sanatsal olarak aktif hale gelirler.
2) Derslerinde sanatsal malzemeler kullanırlar (Boyama, çizme, şiir veya oyun gibi ezberlenen parçalar, müzik ve benzeri)
3) Dersin kendisi orijinalliğiyle, imgelemeleriyle, yaratıcılığıyla ve zaman akışının öğrencileri gözlemleyerek şekillendirilmesiyle ve ödevlerin gerilim ve rahatlama birbirini izleyecek şekilde yapılmasıyla sanatsaldır. Dersin nasıl yapılandırıldığı, sanatsal bir elementtir ve bu Waldorf/Steiner eğitiminin temel bakış açısıdır.
4) Öğretmenler, öğrencilerin ruh hallerini bilinçaltında etkilediği için, okul ve sınıflar için uygun estetik bir çevre oluşturmaya çabalarlar. Dersin sanatsal yapılandırılmasında, amaçlanan yöntemdir, çünkü yöntem ve tutulan yol da sanatın kendisi gibi canlıdır. Öğretmen, önceden hazırlanmış metotlardan mümkün olduğunca kaçınır, kendi metotlarını geliştirmek için çabalar. İşte burada önemli olan, sanatsal etkinliklerin kendilerinde bir sonuç olarak mı kullanıldığı ya da pedagojik sebeplerle mi kullanıldığıdır.

Biçimler: Okulu ve Dersleri Biçimlendirmek

Waldorf/Steiner okullarını kavrayışta Rudolf Steiner bize kimlik oluşturmayı sağlayan sadece birkaç biçim vermiştir, bu biçimler bir taraftan insanı bilmeyle, bir taraftan da okulların sosyal görevleriyle oluşturulmuştur. Bu biçimler aşağıdaki gibidir:
Çocuklar için:
1) Kalıcı, farklı yeterlilikleriyle ayrışan öğrenci grupları. Sınıflar yaşlara göre düzenlenir, standardize edilmiş becerilere göre değil.
2) Bunun yanı sıra, konuya göre yeterlilik gurupları mümkündür.
3) Sınıf öğretmeni bir sınıfla yıllarca beraber olur (İdeali öğrenciler 14 yaşına gelinceye kadardır).
4) Ana ders sabah yapılır. Daha sonra konulara göre ayrılan dersler olur.
5) Akademik öğretim hedefi olmayan bir okul öncesi aşaması vardır.
6) Okul her dönemi kapsayan bir okuldur, okul öncesinden genç erişkinliğe kadar.
7) Sınıf topluluğu içinde öğrencilere bireysel refakat sağlanır.
8) Okullarda karma eğitim vardır.

Öğretmenler için:
1) Her öğretmen canlı okul organizmasının tüm kapsamından sorumludur.
2) İçsel ve dışsal bağlantı, düzenli ortak öğretmen toplantılarında devam ettirilir ve ileri eğitimlerle bağlantılanma sürdürülür.
3) Okul, öğretmenler ve anne-babalar tarafından özerk olarak idare edilir, yabancılar tarafından yönlendirilmez.
4) Aileler ve öğretmenler okul için sorumluluk taşıyan bir topluluk oluştururlar.
5) Öğretmenler nitelikleri ve kaliteyi geliştirmek için biçimler ararlar ve bulurlar.
6) Her öğretmen derslerinde, antroposofik insan bilim temelinde; öğrencilerle ilişkilerinden, sosyal ve özel yeteneklerinden ve aynı zamanda Waldorf eğitiminin hedeflerinden sorumludur.

Girişimin Sağlığı

Bir Waldorf/Steiner okulunun kuruluşunda, kademeli olarak önce bir sınıf, akabinde bir sınıf olarak gelişmesi kuraldır. Her okul girişimi, gelişir ve büyür. Ortaokulun organik gelişimi lisenin oluşumuna yol açar. Bir liseyi çok önce başlatmak, okulun varlığını tehlikeye sokar. Gelişme ve büyüme, eğitimsel ödev tehlikeye atılmadan dengeli bir şekilde sürmelidir. Organizasyonun büyüklüğü okul organizmasının sağlığını etkilediği gibi, okulun eğitimsel ve sosyal ödevlerinin sürdürüldüğü yolları da etkileyebilir. Sağlıklı bir okul organizması kendini finansta hissettirebilir. Birçok ülkede Waldorf/Steiner okulları devlet tarafından desteklenmediği için, okulun giderleri ailelerin katılımıyla sağlanır. Birçok ülkede okullar ek bağışlara bağlıdır. Birçok okul, okulun finansını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için katılım ve yaratıcı çözümler arasında iyi bir paylaşım yapar ve okulu ileriye dönük geliştirir.

Okul Topluluğu: Birlikte Yaşama

Waldorf/Steiner okullarının temeli, okul topluluğu ile aileler, öğretmenler, öğrenciler ve ortak çalışanlar arasındaki karşılıklı insan iletişimi ve ilişkileridir. Tüm işbirliği ve birlikte çalışma, insancıllığı ve insan onuruna verilen önemle göze çarpar. İlgilenen herkes anlamlı, hiyerarşik olmayan birlikte çalışma biçimlerini geliştirmek için katılabilir. Okul idaresinin tüm süreçlerinde ve kararlara ulaşmada şeffaflık ve kapsamlı kavranabilirlik (kişisel ve kurumsal güç yerine) için çabalanacaktır. Bunlar toplulukta bağımsız katılıma ve okulun kendi çevresinde nasıl algılandığına temel oluşturur.
Çeşitli etkinlikler ve komiteler, öğretmen ve ailelerin karşılaşmalarını mümkün kılar (aile akşamları, danışma, tartışmalar, öğrenci çalışmaları) ve bunların aracılığıyla öğretmenler, herkesten daha çok genel insanlık açısından en mükemmel bakım için çalışmalı, alıştırmalar yapmalıdır. Eğer böyle bir çaba okulda fark edilirse, bu kuruma sosyal sorumluluklarının farkında bilinçli bir profil kazandırır.

Okul Önderliği

Waldorf/Steiner okullarında sorumluluk öğretmenler ve aileler tarafından taşınır. Organizasyonu nasıl oluşturdukları ve yapı genel niyetlerle uyumludur. On yıllarca var olan okullar için, zaman zaman yapı, karar verme süreçleri ve önderlik prensipleri üzerinde çalışmak faydalıdır. Bir okula önderlik etmek demek, Waldorf okulunun görev ve amaçlarını net bir bilinçle ele almak ve sürekli üzerinde çalışmaktır. Bu ancak pedagojiyi antroposofik esaslarıyla beraber çalışarak mümkün olur. Yani okul önderliği Waldorf okulunun ruhunda birleşerek oluşur ve meslektaş ve ailelerin esaslar üzerinde çalışmaları sayesinde meydana çıkar. Waldorf/Steiner okulları kendi kendini yöneten organizasyonlardır (mesela devlet tarafından yönetilmez). Öğretmenler ve aileler okulu yönetir ve yürütürler ve uygun organları yaratırlar. Bu oluşumda okulun yapılandırılması, organizasyonu, finansı, yönetimi vb, birçok çeşitli yolla yürütülebilir. Bugün görevlerin ve sorumlulukların çeşitli biçimlerinin aktarılması, çoğunlukla ilgili olanlarla tartışılır ve fikir birliğine varılarak ve okulun amaçlarına uygun olarak karara bağlanır. Bu biçimde bir okul yönetimi Waldorf okullarının değişmez özelliklerinden biridir.

Son Söz

Özetle şunlar söylenebilir: Bir Waldorf/Steiner okulu, öğretmenlerin çoğunluğunun tutuşturucu tin ile yaşadıkları yerdir. Bu tin, ağır ve zor olanı, hafif ve kolay yapar, imkânsızı mümkün kılar ve karanlığı aydınlatır.

Waldorf Pedagojisi’nden esinlenen ve etkilenen okullar

Önsöz

Waldorf’tan ‘esinlenen’ yuva ve okullar adı altında, çeşitli okul biçimleri anlaşılabilir:

• Hali hazırda var olan normlara uygun bir okul vardır ve burada Waldorf/Rudolf Steiner Okullarının bazı elementleri uygulanıyor olabilir.

• Yerel Ülke Birliğinden veya Uluslararası Konferanstan (Haag Çevresi) Waldorf Okulu statüsünü almak için tanınma süreci içinde bulunan yeni bir okul olabilir.

• Mümkün olduğunca çok Waldorf Pedagojisi gerçekleştirmek isteyen, ama içinde bulunulan yasal, dinsel veya kültürel koşullar dâhilinde bunun ancak sınırlı biçimde gerçekleştirilebileceği, bir okul olabilir.

• Devlete ait bir okulda resmi müfredat dâhilinde Waldorf Pedagojisi’ni, hâlihazır sistemde artık ne ölçüde olanaklı ise, uygulamakta olan okullar olabilir.

Yine Waldorf Pedagojisi’ni gerçekleştirmeye çabalayan başka okul biçimleri de şunlar olabilir:
– Küçük, bağımsız okullar, örneğin bir tarım işletmesiyle bağlantılı olarak.
– Home-Schooling, (evde öğrenim), anne-baba çocuklarını Waldorf pedagojisi temelinde yetiştiriyorlardır. Bunlar, çocukları standart bir resmi okula hazırlamakta olan ‘Home-Schools’ dan farklıdır. Bu okul biçimine, bazı ülkelerde izin verilmez.

Bu okullarda örneğin aşağıdaki şu Waldorf elementlerine rastlayabiliriz:
– Anlatı malzemesi aktarılır.
– Canlı müzik yapılır.
– Dönemsel konular şeklinde ders yapılır ve bu dönemsel derslere ait defterleri herkes kendisi geliştirir.
– Dersleri daima aynı sınıf öğretmeni verir.
– Bir öğretim planı uygulanır.
– Sanatsal bir çevre yaratılır ve beslenir.
– Hijyenik (sağlıklı) bir ders saatleri programı uygulanır.
– Euritmi dersleri yapılır.
– Ek yabancı dil dersleri yapılır.
– Renkli boyama ve biçim çizim alıştırmaları sistematik olarak yürütülür.
– Öğretmenler her hafta pedagojik konferanslarda bir araya gelirler.
– Yukarıda betimlenen öğretmen ahlakına ulaşılmaya çalışılır.
– Öğretmenler Waldorf Pedagojisi geliştirme eğitimlerine katılırlar.
– Öğretmenler, Waldorf Pedagojisi’nin temeli olarak antroposofide derinleşmeye çalışırlar.

Tanınma ve Waldorf Okulu statüsü

Bir Waldorf’tan esinlenen okulun statüsü, yukarıda verilen ögelerin mevcudiyetine ve niteliklerine bağlıdır. Waldorf hareketi, Waldorf Pedagojisi temelinde çalışmaya gayret eden okulların hepsini de algılamak, tanımak ve onlara refakat etmek yolunda çaba göstermektedir. Bu konuda karar verebilmek için önemli olan, bu ögelerden ne kadarının var olduğu ve ne kalitede gerçekleştirilebilmiş olduğudur.

Sonsöz:

Waldorf hareketi, bütün bu çeşitli okul girişimlerinin Waldorf Pedagojisi çerçevesindeki çabalarını algılamak ve tanımak için gayret etmektedir. Büyük olasılıkla bunların da, tanınmış ve kabul edilmiş tipik Waldorf/Rudolf Steiner Okullarının yanında, yine de çocukların bütünsel eğitimi için bir toplumsal beklentiyi karşılamaya çalışan yeni akımlar olduğunu varsayıyoruz. Verimli bir işbirliği oluşturmaya gayret ediyoruz.

Haag Çevresi – Waldorf Pedagoji Hareketi Uluslararası Konferansı’nda kararlaştırılmıştır.
17 Mayıs 2015 Viyana, Avusturya

Pedagoji Bölümü, Goetheanum
Dornach, İsviçre

Wadorf Yuvaları ve Okulları

(Haag Çevresi)

Waldorf/Steiner Okulları Uluslararası Konferansı 19 – 22 Kasım 2009 tarihinde Dornach, İsviçre’de yaptığı toplantıda, Waldorf Pedagojisinin ana niteliklerinin karakteristik tanımı üzerinde çalışmış ve kararlar almıştır. Bu ayırıcı nitelikler temel olarak betimlenmiştir ve her ülkenin kendi öznel nitelikleriyle tamamlanabilirler. Çeşitli dillere çeviri yapılabilir. Bu ölçütler, esin verme ve yön bulmaya yardımcı olmak üzere hazırlanmıştır.

“Waldorf”

Waldorf Pedagojisinin Başlıca Ayırıcı Niteliklerinin Tanımı

 Önsöz

Waldorf Pedagojisi, dünyanın her yerinde Waldorf Okulları/Çocuk Yuvaları, Rudolf Steiner Okulları / Çocuk Yuvaları veya Bağımsız Okullar / Çocuk Yuvaları adıyla tanınan erken çocukluk eğitimi yuvaları ve okullarının temeli olarak hizmet etmektedir. Adlarına ve zengin kültürel farklılıklarına bakmaksızın bu okulların hepsi de aşağıda açıklanan pek çok öz karakteristik üzerinden birleşmektedirler. Bu ayırıcı nitelikleri yansıtmayan okullar veya çocuk yuvaları, dünya çapındaki Waldorf okulları ve Waldorf çocuk yuvaları hareketine dâhil değillerdir.

Waldorf Pedagojisinin Kılavuz Hatları

Waldorf Eğitiminin temeli, Rudolf Steiner‘in (1861 – 1925)  “İnsan Bilimi” adlı konferanslar dizisinde (1919) sunduğu insan varlığı ve gelişim psikolojisi üzerine çalışmalara dayanır. O zamandan beri gelişim fizyolojisi ve psikolojisi ile yöntembilim ve didaktik alanlarında yapılan çalışmalar çok ilerlemiş ve genişlemiştir. Aynı zamanda bir dizi yeni öğrenim konuları ortaya çıkmış ve bunlar da artık Waldorf Eğitiminin temellerine dâhil olmuştur.

Bu pedagoji, kökenini çocukta bulan bir pedagojidir ve amacı, her çocuğun bireysel potansiyelini geliştirmektir. Kültürel farklılıkları dikkate alan bu pedagoji, genel insani etik ilkelere bağlıdır (Birleşmiş Milletler Genel İnsan Hakları Anlaşması, 10 Aralık 1948, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Konvansiyonu, 20 Kasım 1989, Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Hakları Konvansiyonu, 13 Aralık 2008)

Bu pedagoji, eğitim ve profesyonel eğitim ile ilgili her tip kuruluşun temelini oluşturan bir eğitim bilimidir (Örneğin okul öncesi eğitim kurumları, çocuk yuvaları, okullar, meslek eğitimi, öğrenme güçlüğü olan çocuklar için okullar ve pek çok başka kurum).

Waldorf Eğitiminde, eğitmenler ve öğretmenler Waldorf Pedagojisi eğitimi alırlar. Waldorf Eğitimine uygun ve ilerideki profesyonel gelişimlerine yarayacak bir tür kesintisiz öz-eğitimden geçmeyi üstlenirler.

Okullar, çocuk yuvaları ve başka eğitim kurumları için en uygun yasal biçim, o eğitim sürecine katılan bütün taraflarca birlikte organize edilen bağımsız bir tüzel kişilik tarafından taşınan kurumdur.

 

Erken Çocukluk Eğitimi, Waldorf Çocuk Yuvaları ve Waldorf Okullarının Başlıca Ayırıcı Nitelikleri

Çocuğun sağlıklı gelişimi ilk yedi yıl boyunca neşe, hayranlık ve huşu duymaya götüren şefkatli, sevgi dolu ve kılavuzluk edilen sıcak bir atmosfer içinde beslenir. Küçük çocukla çalışmanın en önemli yanı, çocuğun taklit etmesinde ona rol modeli olan eğitmenin içsel tutumudur. Bu tür çalışmanın kesintisiz öz-eğitime, kendi kendini sürekli eğitmeye gereksinim duymasının nedeni budur. Oyun grubu ve erken çocukluk eğitimiyle ilgili Waldorf Çocuk Yuvalarında, anne-baba-çocuk programları ve diğer kuruluşlarda  fiziksel canlılık ve sağlık için, dünyaya ilgi ve hayranlık duymak, dünyayı kişisel deneyimler üzerinden keşfetmek ve öğrenmek, içsel hazırlık bakımından, ilişkiler kurmak ve sürdürebilmek ve son olarak da ömür boyu fiziksel, duygusal, entelektüel ve tinsel gelişim için gerekli temeller atılır.

Waldorf Okullarında eğitim ve ders öğreniminin temeli, öğretmene kendi bireysel derslerini hazırlayabilmek için öneri ve ivme veren bir çerçevede öğrenim planıdır. Dersler, yukarıda sözü edilen kılavuz çizgilere yönelik biçimde uygulanır. Her eğitmen, kendi derslerinden sorumludur ve topluluğa karşı da sorumludur. Dersler değerlendirilir.

Waldorf Okulu, okul öncesinden lise son sınıfa kadar bütün yaşları kapsayan birleşik ve her şey dâhil bütünsel bir okul modelidir. Çeşitli sınıf seviyelerine ait eğitim programı çerçevesi dâhilinde, konular birbirleriyle bağlantılandırılır. Konular, çocukların ve gençlerin gelişim safhalarına dayanarak oluşturulduğundan, çok yönlü ve yaşla bağlantılı bireysel gelişim olanakları sağlar. Bunlar örneğin bilgi edinme, kültürel yetkinlik, sosyal ve duygusal beceriler ile pratik ve sanatsal becerilerden oluşur (Çoklu zekâ için bakınız).

Eğitmenin amacı, yaratıcı bir eğitmen olmak için kendi kendini geniş kapsamlı biçimde eğitmektir. Böylece derslerinin öğrenciyi, zihinsel olarak yaratıcı, toplumsal bakımdan sorumlu olacak biçimde yöneltmesi ve onlarda karar verme ve bu kararlara göre davranma yeteneği oluşturmasını sağlamaktır. O nedenle, temel ve ek eğitimlerin yanında öğretmenin kendi kendini eğitme süreci de bunların bir ön koşuludur.

Genellikle bir öğretmen çocuğa ilk 6 ile 8 yıl boyunca sınıf öğretmeni olarak refakat eder. Ders konularıyla ilgili öğretmenler ve mentorlar, özellikle üst sınıflarda belli bir konuda eğitilmiş olmak durumundadırlar. Bu nedenle Waldorf öğretmen eğitimi yanında, uzmanlık için ek akademik bilimsel eğitim almış olmaları gerekir.

 

Metodik – Didaktik İlkeler

Öğretme metodu ve biçimi, çocuğun ve gencin yaşına göre farklılık gösterir.

Bütün aktiviteler, yaşa özgü gelişim ihtiyaçlarından yola çıkar. Yani ilk üç yıldaki arzu ve istek yönelimli gelişimden, resimsel oyunlara ve yuvadan okula geçerken gittikçe artan bilme ve kavrama yönündeki zihinsel aktivitelere geçiş olarak sürer.

Yeni ayağa kalkan çocuk (okul öncesi çocuğu) taklit eder ve rol modelleri ve örneklerle yetişir. Okul öncesi eğitimin en temel karakteristikleri, talimatlar verilmeyen ama kılavuzluk edilen serbest oyun, hareketler ve duyusal bakımından deneyim kazanmadır. Eğitmen, çeşitli yolların yanında ritmik öğe üzerinden, günün, haftanın, mevsimlerin ritmik biçimlendirilmesi sayesinde çocuğun sağlıklı fiziksel ve duygusal gelişimini destekler ve bu yolla kendine güven ve dünyayla baş edebilme yetisinin temellerini atar.

Okul çocuğu öğretmenden öğrenir; öğretmen derslerini yaratıcı biçimde hazırlar ve bunun için elinde çeşitli metotlar bulunmaktadır. Böylece çocuklarını tüm büyük bilgi alanlarına sokarak (blok dersler) yön gösterir. Öğretmen, özellikle de sınıf öğretmeni öğrencileriyle (ve onların eğitiminden sorumlu kişilerle) gerçek bir ilişki kurar ve çocukların yaşları büyüdükçe sanatsal ders biçimlendirme çerçevesinde daha dizgisel tinsel bir öğrenme uygular. Verimlilik beklentileri sınıf öğretmeni bakımından, sınıfındaki zekâ dalga boyu için öğrenim hedefleri belirlemesi ve gerçekleştirmesi anlamına gelir (içsel ayrışma).

Üst sınıflardaki gençlerin dersler sayesinde, içeriklerle eleştirel ve analitik biçimde uğraşabilme, kendi başına bağımsız bir yargılama yetisi geliştirme yetkinliğine ulaşmaları ve sonunda öğrenim içeriklerini kendi kendine özgürce işleyebilecek duruma gelmeleri gerekir. Ayrıca uygun ödevler sayesinde kendi kendinin bilinci oluşmalı, kişisel sorumluluk ve dünyayla bağlanmış bir ilişki kurulabilmeli ve alıştırmaları yapılabilmelidir. Son sınıfta gittikçe artan ölçüde bireysel öğrenim yolları sunulur. Sınıf birliğinin sürdürülmesiyle toplumsal yetkinlik sağlamlaştırılır.

Bir Waldorf Okulu için diğerleri yanında başlıca aşağıdaki nitelikler belirleyicidir:

–       Akademik beklentilere kapılmadan yapılan okul öncesi eğitim

–       Genelde ilk 6-8 sınıfta aynı öğretmenin sınıf öğretmeni olarak çocuklara refakat etmesi

–       Eurythmie dersleri

–       Blok ana dersler, uzmanlık dersleri ve başka ders çeşitleri

–       İlkokul birinci sınıftan itibaren yabancı dil öğrenimi

–       Mümkün olduğunca psikolojik – sağlıklı bakış açılarına uygun biçimlendirilmiş ders planları

–       Öğrencilerin bireysel verimliliklerinden bağımsız olarak sınıf birliğinin korunması

–       Asla test ya da sınav olsun uğruna yalnızca niceliksel yaklaşımla karar alınmaması

–       Karneler, gösterilen verimliliğin değerlendirilmesi yanında, öncelikle öğrencinin gelişmesini tanımlar ve onurlandırır, aynı zamanda sonraki çalışmaları için öneriler getirir

–       Disiplin sorunlarında pedagojik yaklaşım uygulanır

–       Aylık toplantılar, mevsim şenlikleri, geziler, pratikler, tiyatro oyunları vb. birlik oluşturucu ve destekleyici     faaliyetler

–       Anne-babanın arzusu üzerine çeşitli din dersleri konulabilir. Onun dışında okullar, belli resmi dinlerden bağımsız din dersleri sunabilirler.

Değerlendirme

Eğitmenler ve öğretmenler kendi kendini değerlendirme ve yabancılar tarafından değerlendirme oturumlarına katılırlar. Bu, kendinden sorumlu olunan ve kendi kendine biçimlendirilen derslere büyük değer biçildiği için, daha da önem kazanmaktadır.

Waldorf Yuvaları ve Waldorf Okullarının Organizasyonu

Waldorf Çocuk yuvaları ya da Waldorf Okulları Pedagojik alanda, orada bulunan çalışanların oluşturduğu kurul tarafından yönetilir ve yürütülür.

Çocuk yuvaları veya okullar ekonomik ve yasal alanda oradaki veliler ile öğretmenlerin oluşturacağı organizasyonun yasal çerçevesi dâhilinde birlikte yönetilir ve sürdürülür. Bu biçim ve yapılar katılan insanlara, kültürel verili olanaklara ve uygulanabilir yasal olanaklara bağlı olarak hayata geçirilir.

Waldorf Yuvaları ve okullarının bu kendi kendine özerk yönetim modeli, belli görevlerin geçici belli sürelerle tekil insanlara ya da küçük gruplara verilmesini de içerir. Kendi kendine yönetim bağlamında çeşitli organizasyon biçimleri geliştirmek olanaklıdır. Çocuk yuvalarının ya da okulların yönetiminin tek bir insan üzerinde yoğunlaşmasından, en azından okulun içsel (pedagojik) yönetimi açısından kaçınılmalıdır.

İşbirliği

Her bir eğitmen veya öğretmen, her hafta toplanan ortak pedagojik konferansa katılmakla yükümlüdür. Bu, okulun veya yuvanın pedagojik yönetim kuruludur ve bu sırada temel bilgiler çalışması (İnsanbilim/Pedagoji) yapılır. Pedagojik sorunlar ele alınır, çocuk gözlemleri konuşulur, organizasyona ilişkin konular, okulun biçimlendirilmesine ve yönetilmesine ilişkin sorunlar da ilgili diğer kurullarla işbirliği içinde ele alınır.

Öğretmenler konferansı ise, eğitimin sürdürülebildiği yerdir ve algılama, değerlendirme, takdir etme, öğrenme ve okula ivme kazandırma, böylece bütün için bir ortak bilinç oluşturma yeridir.

Kendi okulunun konferansında işbirliği yanında, ulusal ve uluslar arası düzlemde de eğitim ve değiş tokuş yapılır. Bu bağlamda Goetheanum’un Pedagoji Bölümü ve ülkelerdeki Bölüm Grupları ulusal birlik ve derneklerle işbirliğinden sorumludur.

Pedagoji Bölümü içinde, çocuk yuvalarının Waldorf Çocuk Yuvası ve okulların Waldorf Okulu olup olmadığını belirleyen ve tanıyan sorumlu bir organ bulunmaktadır. Bu adı kullanma yasal hakkı, yuvanın ya da okulun öyle tanımlanmasıyla olanaklıdır. Bu görev aynı zamanda ulusal komitelere de verilebilir.

Waldorf Okulu olduğu belirlenen okulların adları, Bağımsız Waldorf Okulları Birliği tarafından yayınlanan Uluslararası Waldorf Okulları Rehberi’nde liste halinde verilmektedir.

Waldorf/Steiner Okulları Uluslararası Konseyi (Haag Çevresi) tarafından onaylanmıştır.

Dornach,  21 Kasım 2009

 Haag Çevresi

Bunlara da göz atın